Kapat

Dünyadaki En Realist Film – Gizli Pencere

Anasayfa
Sinema / Dizi Dünyadaki En Realist Film – Gizli Pencere

Çoğu katil filmlerinde, katil en sona kadar dayanır, ne kadar vursan ölmez. Bunlardan sonra artık insanlar daha gerçekçi film aramaya başlarlar. İşte size gerçekçi bir film.

 

Her kesim gibi ben de gerilim/gizem filmlerinin hayranıyım, sonraki sahne ne olacak? Başrol ölecek mi? Gibi standart soruları kafamda dolandırır dururum fakat bu filmde sonunu çok rahat tahmin edebildim bu muhtemelen fazla film izlememden mütevellit amma film cidden olmuş. Zaten Johnny Deep’ten kötü film beklenir mi?

Eleştiri Referansı:

Filmin sonuna kadar saklamakta büyük zorluk çektiği sürprizini en azından biz saklamaya çalışalım ve bu zorluğa rağmen filmin içinde gezinmeyi sürdürelim. Filmin bir yazarın iç dünyası ile ilgili olduğu ortada. Bu bakımdan öykü, Stephen King’in yine bir yazar gerilimi olan Misery‘sinden daha farklı bir nokta ile ilgileniyor. Yazarın yarattığı bazı karakterler ile özdeşleşmesi ve günlük hayatındaki sıkıntılarını romanlarına farkında olmadan uyarlaması. Özellikle bu ikincisi, filmin can damarı. Rainey’in kapısına dayanan yabancının adının John Shooter olması örneğin. Shooter sözüğü, hele Güneyli aksanı ile okunduğunda kolaylıkla “shoot her” (kızı vur) şeklinde de okunabilir. Ama Mort, Shooter’ı tek sözcük olarak algılıyor ve onun, kendisini rahatsız etmesi için gönderilmiş bir tetikçi olabileceğini düşünüyor. John Shooter ile Rainey arasındaki hırsızlık tartışmaları uzayıp giderken, Shooter’ın diyaloglarına iki kez dikkat etmek gerek. Keşke filmin sürprizini saklama zorunluluğu olmasaydı da; John Shooter’ın “beni tanımamanızın önemi yok, ben sizi tanıyorum Bay Rainey, önemli olan da bu” demesinin altında yatan nedeni söyleyebilseydik. Ve ağzından düşürmediği “adalet istiyorum” cümlesinin anlamını.

Özet ve Detaylar

Gerilim romanlarıyla ünlenen başarılı bir yazar olan Mort Rainey karısı Amy’nin kendisini aldattığını gördüğünde büyük bir psikolojik yıkıma uğrar. Karısından boşanan ve aynı zamanda ‘yazar tıkanıklığı’ sorunuyla karşılaşan Rainey, hem yeni kitabı üzerine çalışabilmek hem de zor zamanları atlatabilmek için New York’un ıssız bölgelerinden birine, Tashmore gölünde bir kulübeye yerleşir. Bir gün kapısını çalan John Shooter isimli esrarengiz adam, Rainey’i kendi hikayesini çalmakla suçlar. Başta adamı dikkate almayan Rainey zamanla olayın büyüklüğünün ve tehlikesinin farkına varır.
Stephen King’in romanından beyaz perdeye uyarlanan filmin yazar ve yönetmen koltuğunda ‘Panik Odası’ filminden hatırladığımız David Koepp oturuyor; başrollerinde ise Johnny Depp, Oscar ödüllü Timothy Hutton ve usta aktör John Turturro bulunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ÇOK TIKLANANLAR